2005-2013 ARASI DÖNEM: YENİDEN BAŞLAYAN TERÖR VE ÜNİVERSİTELERİ SARAN OLAYLAR

13 Kasım 2013, Çarşamba

NOT: Kitabın 2005 Sonrasında olayların anlatıldığı “YENİDEN BAŞLAYAN TERÖR VE ÜNİVERSİTELERİ SARAN OLAYLAR” başlığından alınmıştır. Devamı için: 350. sayfaya bakınız.

2000’den sonra örgütün, geri çekilme ve siyasallaşma stratejisi başarıya ulaşmış, 2005 yılıyla birlikte örgüt kanlı terör eylemlerine yeniden başlamıştır.

2005′ten sonra, Türkiye’nin terör sorunu sadece dağdaki teröristle sınırlı kalmamıştır. Örgüt, aralıksız ve yoğun bir şekilde çalışarak hedeflediği 3 ayaklı yapıyı oluşturmayı başarmıştı. Siyasal örgütlenme, sivil toplum örgütlenmesi ve propaganda ana başlıkları altında, alt başlıklara ayrılan bu yeni yapıda, örgüt sadece terör saldırıyla değil, söylemleriyle de gündem oluşturabiliyordu.

PKK’nın üniversitelerde izlediği legal görünümlü faaliyetler, sıradanlaşan bir örgüt metodu haline gelmişti. Örneğin, örgütle ilişkisi olduğu anlaşılan öğrenci grubu/kulübü/derneğinin kapatılması ya da ceza alması durumunda hemen yerine bir başkası kurulabiliyordu. Bu dönemde örgüt yandaşları okuldan atılmak yerine, genellikle disiplin cezaları alarak, faaliyetlerini hiçbir şey olmamış gibi sürdürebiliyorlardı.

Öcalan’ın talimatıyla kurulan ve 2005 yılında ilan edilen KKK[1] daha sonrasında KCK[2] adını alacak yapılanma ile örgüt yeni bir safhaya geçiyordu. Üniversitelilerin temelinde, toplumun tüm meslek kesimlerinden destekçilerin de yer alacağı, dışarıdan bakıldığında “geniş bir kitle desteği” olduğu izlenimi uyandırmak isteyen bu yeni yapılanmada, üniversiteler ve öğrenciler kilit bir konumdaydı.

Örgüt, KCK yapısı ile birlikte tüm siyasal ve sivil örgütlenmelerini harekete geçirmeyi, propagandayı da daha geniş bir alana yaymayı planlıyordu.

KCK üst çatısı altında birçok gençlik örgütünü de ilan eden PKK, KOMALANEN CİWAN’a bağlı olmak kaydıyla, YÖGEH, BAGEH DEM-GENÇ, YCK, isimli yasa dışı örgütlenmelerle üniversitelerde etkinlik sağlamayı amaçlıyordu.

2005 öncesi dönemde, geri planda kalarak hazırlık safhasını sürdüren üniversiteliler, örgütten gelecek talimatları bekliyorlardı. Örgütün, “saldırın, propaganda yapın, STK’ları, yarı legal örgütlenmeleri ve siyasi partiyi kullanın”[3] mesajıyla birlikte harekete geçiyorlardı.

Öte yandan, 2000’li yıllarda üniversitelerde geri planda olan örgüt kadroları bir şekilde okulları bitirerek önemli kademelerde görev almaya başlıyorlardı. Avukat, hakim, öğretmen, polis, akademisyen ve sayılamayacak pek çok meslekte kendilerini gizleyerek faaliyetlerini sürdürebiliyorlardı.

Bu durum özellikle ilerleyen yıllarda terör örgütünün artması muhtemel talepleri açısından tehlikeli bir noktadır. Geçmişteki 13-14 yaşlarındaki çocukların ellerine taş ve Molotof vererek talepte bulunan bir örgütten ziyade, artık daha kapsamlı, devlet kadrolarının içerisinde, eğitim ve öğretim hayatında Türkiye’nin stratejik kurumlarında ortaya çıkabilen bir terör örgütü varlığı sorunu doğmaktadır.

 

PKK’nın 1990’lardan bu yana tohumlarını attığı ancak hiçbir zaman 2000 sonrasındaki kadar başarılı olamadığı üniversitelerdeki faaliyetler, 2005 sonrasında şiddeti esas alan bir yapıya bürünecekti. Hem sivil görünümlü, hem terör üreten bu yapının üniversitelerdeki öğrencilerimize, gençliğimize ve geleceğimize verdiği zarar, tahmin edilenlerin çok üzerindedir.

Bu bakımdan terör örgütünün 2005 sonrasındaki faaliyetlerini incelerken daha farklı bir okuma ve analiz yapılmasının zorunluğu ortadadır. Örgüt bir yandan silahla talepte bulunurken diğer yandan da sivilleşme, siyasallaşma ve propaganda alanında önemli faaliyetler yürütmektedir.



[1] Kürdistan Demokratik Konfedaralizmi/Koma Komelan Kurdistan

[2] Koma Civaken Kurdistan/Kürdistan Demokratik Topluluğu

[3] KCK’nın ilan edilişi ile ayrıca bkz: 2005 yılındaki PKK/KONGRE-GEL toplantısı, 17 Mayıs 2005

Kategori: Kitaptan Bölümler
Etiketler: , , , ,

1 Yorum : "2005-2013 ARASI DÖNEM: YENİDEN BAŞLAYAN TERÖR VE ÜNİVERSİTELERİ SARAN OLAYLAR" Yorum Formu
hasan
7 Ocak 2014 at 03:10

Kitabınızı henüz okumadım en kısa zamanda alıp okumayı düşünüyorum.Sadece tespitinizin doğruluğunu üniversitede yaşadığım olaylar çerçevesinde söylemek istiyorum.Hatta sivil ve siyasal yapılanmaları şuanda o kadar güçlenmiş durumdaki tanıdığım birçok arkadaşım bazı akademisyenler tarafından okullarını terk ettirme baskısı altında bırakılarak başka üniversitelere yatay geçiş yapmak zorunda kalmışlardır.Ayrıca bende okuduğum dönemde bazı kişisel sorunların farklı yerlere çekilerek olayların büyütülüp öğrenciler arası ayaklanmaya kadar getirildiğinin canlı şahidiyim ve yine üzülerek söylemeliyim ki o dönemde bazı devlet kurumlarının onların korunması ve kollanması yönünde çalışmalarına yaşayarak tanık olmuş biriyim…

Yorum Yapın

ÜNİVERSİTELERDE TERÖRE SON

TERÖR KISKACINDA ÜNİVERSİTELER

Yandex.Metrica