ÜNİVERSİTELERDEKİ ÖĞRENCİ HAREKETLERİNİN İÇERİSİNDEN PKK DOĞUYOR (1970-1980 ARASI DÖNEM)

6 Kasım 2013, Çarşamba

SAYFA: 127

ÜNİVERSİTELERDEKİ ÖĞRENCİ HAREKETLERİNİN İÇERİSİNDEN PKK DOĞUYOR (1970-1980 ARASI DÖNEM) 

İdeoloji Temelli Sol Örgütlerin Yerini Etnik Terör Alıyor

İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden Soğuk Savaş’ın yarattığı ideolojik kutuplaşma döneminde, özellikle yoksulluğun ve baskının beslediği etnik temelli terör örgütleri, 1960’lı yılların sonu ve 1970’li yılların başından itibaren gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin siyasi gündemlerinde yerlerini almaya başlamışlardı. Uzun yıllar, bazı Avrupa ülkeleri açısından önemli sorunlar yaratan ideoloji temelli terör (Almanya’da Kızıl Ordu Fraksiyonu, İtalya’da Kızıl Tugaylar’ın eylemleri gibi) Türkiye’de de kendini göstermiş, yerini etnik temelli teröre bırakmıştır.[1]

1970’li yıllarda dünyada yükselen gençlik hareketlerinin Türkiye’ye yansıması nedeniyle, ülkemizde de özellikle üniversite gençliği içerisinde başlayan siyasal hareketlenmelerin bir kısmı, illegal mücadele metotlarını benimseyerek, mevcut rejimi yıkıp yerine kendi ideolojileri doğrultusunda devlet kurmayı amaçlayan, birçok yasadışı terör örgütü kuruluyordu. PKK terör örgütünün temeli de bu dönem içerisinde atılıyordu.[2]

1960-1970 yılları arasındaki öğrenci eylemlerinde etkili olan grupların ideolojik eğilimlerine bakıldığında, sosyalizmi esas alan bir anlayış çerçevesinde faaliyetlerini sürdürdükleri görülmekteydi. Bu dönemde etnik milliyetçilik temelinde faaliyet gösteren örgütler; teşkilatlanma, eylem ve propaganda bazında, sosyalistlerin gölgesinde kalmışlardı.

1971’de yapılan askeri müdahale sonrasında sol terör grupları içerisinde parçalanmalar meydana gelmişti. Bu süreçte, birçok örgütün faaliyetlerinin durdurulması ve yöneticilerinin tutuklanması neticesinde meydan etnik milliyetçi gruplara kalıyordu. Çünkü bu müdahaleden en az onlar etkilenmişlerdi. Sol terör gruplarının içerisinde yer alan Kürtçü unsurlar kendilerine ait örgütlenmeler kurmaya başlıyorlardı.

1970’li yıllarda sol grupların içerisinde bulunan bazı Kürt kökenli gençlerin kendilerini farklı hissettirilmeleri ile başlayan bölünme kısa zamanda Marksist-Leninist fikirlerle süslenmiş bir “Bağımsız Kürt Devleti Hayaline” dönüştürülmüştü.[3] Döneme damgasını vuran en etkili örgütler TİKKO ve DEV-SOL’ du. Bu gruplarda ‘zoru temel almak gerekliliği’ üzerine kurulmaya başlaması SOL’a daha da tehlikeli bir gidişat vermekteydi.[4]

1970’li yılların ikinci yarısından itibaren illegal temelde örgütlenen Kürtçü bölücü teşkilatlanmalar, farklı biçimde ortaya çıkmışlardı.

1970’lerin sol öğrenci gruplarının içerisinden binlerce insanın hayatını kaybetmesine, milyarlarca dolarlık ekonomik zararın ortaya çıkmasına sebep olacak PKK terör örgütü doğuyordu. Kamuoyunda ilk saldırısını 1984 yılında yaparak kurulduğu algısı oluşturulan PKK’nın temelleri, 1970’li yılların ortalarında Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde bir grup üniversite öğrencisi tarafından atılıyordu.                                         

PKK’nın ortaya çıkış sürecini doğru analiz edebilmek için, örgütün 1 numaralı ismi olarak görünen Abdullah Öcalan’ın ne gibi siyasi faaliyetler içerisinde yer aldığı ve düşünce yapısının hangi şartlarda şekillendiği sorularına yanıt verilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, ilk çıktıkları zamanlarda “sıradan bir öğrenci örgütlenmesi” olarak görülen PKK’nın, nasıl büyük bir terör organizasyonuna dönüşebildiği sorularına doğru yanıtlar verebilmek için meselenin ayrıntılarına girilmesi gerekmektedir.

Abdullah Öcalan’ın Üniversite Hayatı ve İlk Siyasi Faaliyetleri

Abdullah Öcalan[5]’ın ilk siyasi fikirlerinin temelinde “sosyalist bir devlet düşüncesi”nin yattığı anlaşılıyordu. Bu düşüncenin belirginleşmesinde “Sosyalizmin Alfabesi” isimli kitaptan etkilenen Öcalan, ‘din’ i gerileyen bir düşünce olarak görürken, Marks’ın görüşlerini benimsemekteydi:

“Bir gün hatırlıyorum, Hubermannn’ın “Sosyalizmin Alfabesi” adlı kitabını tesadüfen ele geçirdim okumaya çalıştım, öyle planlı değil. Elime alayım da okuyayım diye bir niyetim yoktu. Elime aldım, bir-iki sayfasını okudum ki tepki duyuyordum. O kitabı elime aldığımda, satırlar ilerledikçe dilimden düşen şey “Din kaybediyor, Marks kazanıyor” oldu.[6]

Üniversiteye gidiş amacını başarılı bir öğrenci olmak ya da üst düzey bir bürokrat olmaktan ziyade, “Türkiye’nin siyasi havasına biraz daha gerçekçi olarak katılmak”[7] olarak açıklayan Öcalan, siyasi olayların ve eylemlerin içerisinde yer alabilmek için üniversiteyi adeta bir araç olarak görüyordu.

Öcalan’ın örgüt yayınlarında, kendi ağzından anlattığı hayatında önemli bilgiler bulunmaktadır. Bu kaynaklar incelendiğinde; Öcalan’ın çocukluğundan itibaren gelen güçlü olma, insanların ilgisini çekme gibi çeşitli arzuları taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu yüzden de üniversiteye geldiğinde ‘en önemli kişi, lider olma, güce sahip olma’ istekleri duyuyordu.[8]

1969’da Ankara Tapu Kadastro Meslek Lisesi’ni bitiren Öcalan, Temmuz 1969’da Diyarbakır Tapulama Müdürlüğüne atanmış ardından Ekim 1970’de İstanbul Bakırköy Tapulama Müdürlüğüne tayin edilmişti. 1971’de İstanbul’da üniversiteye gitmeyi kafasına koyan Öcalan İstanbul Hukuk Fakültesi’ni kazanmıştı. Bu sırada Şanlıurfa Halfeti İlçesi Askerlik Şubesi tarafından son yoklamaya çağrılmış, 2 Ağustos 1971 tarihinde ‘öğrenci’ olduğu bildiren yazıyı şubeye göndererek askere alınmamıştı.[9]


[1] Emin Gürses, “Etnik Terör”, Profil Yayıncılık, 2007, s.8

[2] Demirel, a.g.e.,s.113

[3] Mesut Yeğen, “Devlet Söyleminde Kürt Sorunu”, İletisim Yayınevi, 1999, s.52

[4] Nihat Ali Özcan, “PKK Tarihi, İdeolojisi ve Yöntemi”, ASAM Yayınları, Ank.1999, s.18

[5] Öcalan’ın üniversite süreci ve siyasi faaliyetlere girişiyle ilgili çeşitli kaynaklara başvurulmuştur. Bunların başında Öcalan’ın o dönemki faaliyetlerini kendi dilinden anlattığı ve örgüt tarafından yenilenip 1996 yılında yeniden basılan “Devrimin Dili ve Eylemi” isimli çalışmadan, Nihat Ali Özcan’ın “PKK (Kürdistan İşçi Partisi) Tarihi, İdeolojisi ve Yöntemi” isimli eserinden, Atila Şehirli’nin “Türkiye’de Bölücü Terör Hareketleri” isimli eserinden, Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı “Öcalan İddianamesi’olarak basına yansıyan “HZ.No:1997/514-Esas No:1999/98-İddianame No:1999/78” iddianamesinden ve söz konusu dönemi anlatan çok sayıda akademik çalışma ve makaleden faydalanılmıştır.

[6] Abdullah Öcalan, “Devrimin Dili ve Eylemi”, Sexwebun, Almanya, 1996, s.57

[7] Öcalan, a.g.k. s.69

[8] Bkz. Öcalan’ın gençlik yıllarıyla ilgili yaptığı açıklamalar, dönemin gençlik liderlerine olan özentisi, küçüklüğünden başlayan şiddete eğilimi vb.

[9] Atila Şehirli, “Türkiye’de Bölücü Terör Hareketleri”, Burak yay, İstanbul, Nisan, 2000, s.270

Kategori: Kitaptan Bölümler
Etiketler: , , ,

Yorum Yapın

ÜNİVERSİTELERDE TERÖRE SON

TERÖR KISKACINDA ÜNİVERSİTELER

Yandex.Metrica